49,1542$%0,07
55,1005€%-0,38
6.576,01%0,51
10.804,00%-0,32
43.077,00%-0,33
4.163,03%0,50
%
02:00
25 Eylül 2026 Cuma

Size burada seçtiğim kıtanın bayrağını, baş kentini ,dillerini, inançlarını, meşhur yemek ve içeceklerini, kıyafetlerini, turistik yerlerini, ünlü kişilerini, iklim ve bitki örtüsünü, denizlerini, ülkenin simgesini kısaca tanıtacağım.
Avustralya, Güney Yarımküre’ de yer alan, dünyanın en büyük adası ve aynı zamanda en küçük kıtası unvanına sahip benzersiz bir ada ülkesidir. Hiçbir ülkeyle kara sınırı bulunmayan bu devasa topraklar, Hint ve Büyük Okyanus ile çevrilidir.

Başkent: T.C. Dışişleri Bakanlığı verilerine göre ülkenin başkenti’ Kanberra dır. Ülkenin en büyük iki şehri olan Sidney ve Melbourne arasındaki başkentlik rekabetini çözmek amacıyla, 1908 yılında iki şehrin arasında yapay bir uzlaşma şehri olarak kurulmasına karar verilmiştir. Amerikalı mimar Walter Burley Griffin tarafından özel olarak planlanmış ve inşasına 1913 yılında başlanmıştır

En büyük ve en popüler şehirleri ise Sidney ve Melbourne’dür
Resmi Dil: Ağırlıklı olarak İngilizce konuşulmaktadır.
Mevsim Tersliği: Güney Yarımküre’de yer aldığı için Türkiye’de yaz yaşanırken Avustralya’da kış (Haziran-Ağustos); Türkiye’de kış yaşanırken ise orada yaz mevsimi (Aralık-Şubat) yaşanır.
Çok kültürlü yapısı gereği çeşitli inançlara ev sahipliği yapar. Nüfusun büyük çoğunluğu Hristiyan olup, özellikle Aborjinlerin doğa ve toprak merkezli “Rüya Zamanı” inancı ve hızla artan dinsiz/seküler kesim dikkat çeker
Meat Pie (Etli Turta): Avustralya’nın milli yemeği kabul edilen bu turta; çıtır milföy veya hamur içinde sığır eti, kıyma, soğan ve sos karışımıyla fırınlanır.

Lamington: Küp şeklinde kesilmiş pandispanyanın çikolata sosuna batırılıp ardından rendelenmiş Hindistan cevizine bulanmasıyla yapılan geleneksel bir Avustralya tatlısıdır


Kakadu Ulusal Parkı, nefes kesici doğal güzelliğe ve kültürel öneme sahip büyük bir alandır.




Avustralya, büyüklüğü nedeniyle geniş bir iklim yelpazesine sahiptir; kuzeyde tropikal ve kurak/yarı kurak iklimler, güneyde ise ılıman ve Akdeniz iklimleri hakimdir. Güney Yarımküre’de yer aldığı için mevsimler Türkiye’nin tam tersidir: yaz ayları Aralık-Şubat, kış ayları ise Haziran-Ağustos döneminde yaşanır

Bir sabah kalktığında kendini daha önce gitmediği ve görmediği bir yerde buldu Elif
Elif çok şaşırmıştı yanında şekerden yapılmış bir Prenses ve Ejderha Morki vardı.
Elif çok korkmuştu. Prenses, korkma! o benim evcil Ejderham dedi. Elif çok rahatlamıştı.

Prensese hadi adını söylemeyecek misin? diye sordu. Elif adını söyledi. Prenses tanıştığımıza memnun oldum dedi.
Sonra Elif, prenses ve prens ejderha Morki ile şeker diyarına gitti. Prenses şeker diyarına hoş geldin Elif dedi.
Sonra Prenses şeker diyarını anlatmaya başladı. Burası şeker diyarı Elif. Burada bizim şekerden yapılmış korumalarımız ,arabalarımız ve hayvanlarımız var dedi.
Şekerden yapılmış ejderhalar uçuyordu. Elif büyülenmişti. Prenses hadi şeker fabrikasına gidelim demişti.
Şeker fabrikasında şeker yağmuru yağıyordu. Elif şekerleri toplayıp yemeye çalışıyordu sonra prenses Elif’ i bir odaya götürdü.
O odada bir deniz kızı gördüler, deniz kızı onlara “merhaba”dedi. Deniz kızı onlara bir toz verdi.

Deniz kızı: Bu tozu yiyin sonra benim gibi deniz kızı olup benimle suda iletişim kurabilirsiniz dedi.
Elif ve Prenses tozu içti ve suya girdikleri an deniz kızı olmuşlardı. Elif çok şaşırmıştı ve deniz kızı çok sevinmişti. Sonunda iki tane deniz kızı arkadaşım oldu dedi.
Elif deniz kızına “neden bu kadar seviniyorsun” diye sordu,
Deniz kızı: Çünkü benim hiç arkadaşım olmadı herkes benim yalan söylediğimi düşündü.
Sonra birlikte deniz kralına gittiler.
Deniz kızı, Elif ve Prensesi Deniz kralıyla tanıştırdı. Deniz Kralı “bunlar kim”dedi.
Deniz kızı: -Bunlar benim arkadaşlarım kralım dedi. Deniz kralı “hoşgeldiniz”dedi.
Elif ve prenses şaşkınlıkla “hoşbulduk”dedi.
Sonra Deniz kralı onları denizin en karanlık yerine götürdü. Burası denizimizdeki en tehlikeli yer dedi
Kral yokken Prenses ,Elif ve Deniz Kızı söz dinlemeyip denizin en tehlikeli yerine gittiler oradaki aç köpek balığı Dufi onları gördü ve onları yemeye karar verdi.
Köpek balığı dufi onları yakalamaya çalışıyordu. Elif ,Prenses ve Deniz kızı kaçmaya çalışırken Elif Deniz kızı ve Prenses birden duruyor ve Köpek balığı onları yutuyor.
Elif , Deniz kızı ve Prenses çok panikledi Elif büyük bir sesle bağırdı, sonra Prensesin elinde şans eseri bir kuş tüğü vardı.
Prenses elindeki kuş tüğü ile Köpek balığı Dufi yi gıdıkladı.
Köpek balığı Dufi gıdıklandığı için Elif , prenses ve Deniz kızı nı hemen ağzından çıkardı ve kurtuldular.
Prenses ve Elif kıyıya gittiler. Deniz kızı gitmişti sonra bir korsan gemisi Elif ile Prensesi kaçırıp bir adaya götürdü.
Adada yağmur yağmaya başlamış ve Şekerden Yapılmış olan Prenses eriyip gidiverdi ve bu duruma Elif çok üzüldü.
Elif birden Morki yi gördü ve Morki ye nasıl geldiğini sordu. Morki Elif e nasıl geldiğini anlattı.
Morki ile şeker diyarına gidip Prensesin eridiğini söylediler üzüntüyle. Elif Prensese hep yardım ettiği için eriyen Prensesin yerine Elifi Prenses seçtiler.
Elif bir yandan üzüldü bir yandan da Prenses olduğu için sevindi.
Elif te artık şeker diyarının bir kişisiydi ve diyarın sakinleri Elif Elif diye tezahurat yapıyordu.
Elif şeker diyarında bir çok yenilik yapmış, şeker diyarı çok daha mutlu insanlarla dolmuştu ki birden saat çalmaya başladı, bu Elifin okula gidişini haber veren saatin ziliydi…
Elif böylece uykusundan uyandı ve yaşadığının bir rüya olduğunu anladı