47,7436$% 0.18
55,2510€% 0.32
6.660,55%2,59
10.909,00%2,60
43.450,00%2,59
4.341,35%2,39
13.779,39%-0,14
02:00
31 Ekim 2025 Cuma
Sudan’da bir paramiliter komutan, Abu Lulu, silahsız bir grup erkeğin önünde duruyor ve silahını onlara doğrultuyor.
Tek tek dokuz kişiyi infaz ediyor, cesetler yerde yığılırken çevredeki askerler tezahürat yapıyor.
Bu korkunç görüntüler, geçen hafta RSF (Hızlı Destek Kuvvetleri) tarafından ele geçirilen El-Faşer kentinden geldi.
Kent düştükten sonra 48 saat içinde 2.000’den fazla sivil katledildi.
Abu Lulu, bir videoda bizzat 2.000 kişiyi öldürmüş olabileceğini övünerek söyledi.
TikTok’ta “Yüzyılın Kasabı” olarak bilinen Abu Lulu, videolarında RSF üniformasıyla gururla poz veriyor ve infaz sahnelerini paylaşıyor.
Savaş suçu işlediği insan hakları örgütleri tarafından defalarca rapor edilmiş durumda.
Sudan’da 2023 Nisan ayında başlayan iç savaş, ordu ile RSF arasında ülkenin geleceği konusunda patlak verdi.
18 aylık kuşatmanın ardından, RSF Darfur’daki ordunun son kalesi El-Faşer’i ele geçirdi.
Kentten kaçmaya çalışan binlerce kişi, toplu infazlara, yağmalamalara ve şiddete maruz kaldı.
Uydu görüntüleri, cesetlerin ve kan göllerinin uzaydan bile görülecek kadar yoğun olduğunu gösteriyor.
Yale Üniversitesi’nin İnsani Araştırmalar Laboratuvarı, bölgede sistematik ve planlı bir etnik temizlik yapıldığını doğruladı.
Hedefte özellikle Fur, Zaghawa ve Berti gibi yerli Afrika toplulukları vardı.
RSF’nin saldırıları sadece sivillerle sınırlı kalmadı; Suudi Doğum Hastanesi’ne saldırarak 460 kişiyi katletti, doktor ve hemşireleri kaçırdı.
Bir kadın doğum uzmanı, “Ameliyat yapıyordum, mermiler hastaneye düştü, herkes panik içindeydi” diye yaşadığı dehşeti anlattı.
RSF ise tüm suçlamaları reddedip, olayları “yoğun bir propaganda kampanyası” olarak nitelendirdi.
Sudan’daki savaş, on binlerce kişinin ölümüne ve milyonlarca kişinin evlerini terk etmesine neden oldu.
İnsanlar açlıkla ve göçle mücadele ederken, etnik temizlik ve kitlesel infaz görüntüleri sosyal medyada yayılmaya devam ediyor.
Sudan’ın Kuzey Darfur eyaletinin merkezi Faşir şehrinde yaşanan gelişmelerle ilgili de konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Şuraya özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum.
Bunca imkana, bunca teknolojiye, son 20 yılda yaşanan iletişim devrimine rağmen Asya’dan Afrika’ya çocuklar ölmeye devam ediyorsa, hepimiz kendimizi sorgulamak mecburiyetindeyiz.
Son günlerde Sudan’dan gelen dehşet verici görüntüleri hem gazeteci hem de bir birey olarak inanıyorum ki sizler de takip ediyorsunuz.
Kuzey Darfur’un başkenti El Feşir’de sivil halka yönelik katliamları vicdan sahibi hiç kimse kabul edemez, buna sessiz ve kayıtsız kalamaz.
Türkiye olarak El Feşir şehrinde sivillere karşı işlenen zulümleri en güçlü biçimde lanetliyoruz.
El Feşir şehri ve çevresindeki saldırıların sona erdirilmesi, masum sivillere yönelik katliamların derhal durdurulması gerekiyor.
Biz bu konuda kardeşlik hukukumuzun gereği neyse samimiyetle, açık yüreklilikle onu yerine getirmeye hazırız.
Yeter ki kardeş kanı akmasın, yeter ki masum çocuklar, kadınlar ve siviller öldürülmesin.
Siz basın mensuplarımızdan da Sudanlı kardeşlerimizin dramını dünyaya duyurarak bu mücadeleye omuz vermenizi bekliyorum.” diye konuştu.”
Sudan’da 2,5 yıldır orduya karşı savaşan paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (HDK) El Faşir kentinde katlettiği insan sayısının 2 bini aştığı belirtiliyor.
Gelişmeleri takip edenler, “HDK militanları kişisel hınçla oyun oynar gibi insan öldürüyor” yorumunu yapıyor.
Sosyal medyada çok sayıda vahşet görüntüleri var. 48 saat içinde kentten kaçanların sayısı da 250 bini buldu.Kaynak:
Haberler.com / Politika
Abdullah Teymur Haberler.com / Dünya
Gazze de Ateşkes- ABD Başkanı Donald Trump’ın “İsrail ve Hamas’ın Barış Planı’nın ilk aşamasını onayladığını” duyurmasının yankıları sürerken, İsrail’in ardından Hamas da varılan mutabakatı doğruladı.
Hamas’ın sosyal paylaşım platformu Telegram üzerinden yayınladığı açıklamada, varılan anlaşmanın “Gazze’deki savaşın sona ermesini, işgal güçlerinin bölgeden çekilmesini, insani yardımların girişine izin verilmesini ve mahkum takasını” öngördüğü hatırlatılarak,
“Katar, Mısır ve Türkiye’deki arabulucu kardeşlerimizin çabalarını büyük memnuniyetle karşılıyoruz. Ayrıca, savaşa son vermeyi ve işgalcilerin Gazze Şeridi’nden çekilmesini hedefleyen ABD Başkanı Donald Trump’ın çabalarına da değer veriyoruz” denildi.”
“Bundan sonraki süreçte uluslararası toplumun İsrail’e anlaşmaya uyma konusunda baskı yapması gerektiği vurgulanan açıklamada, “Başkan Trump’a, anlaşmanın garantör devletlerine, çeşitli Arap ve İslam devletleri ile tüm uluslararası taraflara çağrıda bulunuyoruz: İşgalci İsrail hükümetine, anlaşmanın gereklerini tam olarak yerine getirmesi için baskı yapın ve üzerinde mutabık kalınan hususları uygulamaktan kaçınmasına veya bunları geciktirmesine izin vermeyin” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, Hamas’ın Filistinlilerin “özgürlük, bağımsızlık ve kendi kaderini tayin hakkı dahil tüm ulusal haklarına bağlılığı sürdürdüğü” vurgulandı.
Öte yandan Hamas, Gazze’de ateşkes ve esir takası anlaşmasına varılmasının ardından İsrail’in serbest bırakmasını istedikleri Filistinlilerin listesini teslim ettiğini duyurdu.
Hamas’tan yapılan açıklamada, ateşkes anlaşmasında mutabık kalınan kriterler çerçevesinde esir takasıyla serbest bırakılması planlanan Filistinlilerin listesinin iletildiği belirtildi. Serbest bırakılacak Filistinlilerin isimleri üzerinde nihai mutabakatın sağlanmasının beklendiği kaydedilen açıklamada, gerekli prosedürlerin tamamlanmasının ardından isimlerin paylaşılacağı ifade edildi.
İsrail hapishanelerinde tutulan Filistinlilerin Hamas’ın birincil önceliklerinden olduğuna dikkati çekilen açıklamada, “son Filistinli esir serbest kalana kadar” çabaların sürdürüleceği aktarıldı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Yerel
Sumud Filosu Gazze nin özgürleştirilmesi yönelik ablukayı kırmak için çıktıkları yolda İsrail saldırısına uğradı, İstanbul a inen aktivistler basın açıklamasında bulundu.
İsrail tarafından uluslararası sularda alıkonulan Küresel Sumud Filosu’nda yer alan 15 Türk vatandaşı aktivist Türk Hava Yolları (THY) uçağı ile İstanbul Havalimanı’na getirildi.
Ürdün’ün başkenti Amman’daki Kraliçe Aliye Uluslararası Havalimanı’na 16.35’te hareket eden THY uçağı, saat 18.50’de havalimanına ulaştı.

Karacabey li Aktivist Abdullah GÜNDEM
Aktivistler, İstanbul Havalimanı VIP Salonu’nda aileleri, bazı yetkililer ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı.
İstanbul’a gelen aktivistlerden biri yaşadıklarını “Sumud kararlılıkla yoluna devam etti ve geri adım atmadı.
Ancak siyonist zorba, Akdeniz’de uluslararası sularda tüm hukuku yok sayarak 44 gemimizle birlikte askeri operasyonla ele geçirdi.
Orada belli bir süre cezaevi süreci geçirdik.
Filo şiddetsiz bir eğilimle insani yardım götürmek ve ablukayı kırmak için yola çıkmıştı.
Buna rağmen İsrail bu filoya saldırdı ve tüm dünya bunu seyretti.
Bundan sonra yapılması gerekenler Artık devletler el atmalı.
İsrail Gazze’de soykırıma devam ettiği sürece İsrail’e karada, havada ve denizde tam bir abluka, tam bir ambargo yaşatmalı ki bu katliam bu soykırım dursun ve İsrail’e gereken cevap verilsin. Biz Gazze’de ateşkes olana kadar durmayacağız.”
ifadeleriyle anlattı.

Aktivist Bekir DEVELİ
Öte yandan İsrail’in alıkoyduğu ve işkence ettiği aktivistlerden kritik bir hamle geldi.
Aktivistler, İsrail hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladılar.İ
İsrail’in saldırdığı Küresel Sumud Filosu’nda yasa dışı şekilde alıkoyduğu 131 aktivist bu sabah işgal altındaki Batı Şeria’dan Ürdün’e geçiş yapmıştı.
Ürdün’e geçiş yapan aktivistler arasında 15 Türk vatandaşı da bulunuyordu.
İsrail’in ablukasını kırmak ve Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için yol alan Küresel Sumud Filosu, 1 Ekim akşamı Gazze sularına yaklaşmıştı.
Filoya saldıran İsrail ordusu, Küresel Sumud Filosu’na ait 42 gemiye yasa dışı şekilde el koymuş ve gemilerde bulunan yüzlerce uluslararası aktivisti de alıkoyarak ülkenin güneyindeki Ketziot Hapishanesi’ne nakletmişti.
Küresel Sumud Filosu, bugüne kadar Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için toplu şekilde yola çıkan en büyük filo olma özelliğini taşıyor.
Yahudinin tarihi yıkımları Dünyada var oldukları zamanda 2 evrede gerçekleşmiştir. 80 yıllık hükümranlıklarının ardından Yahudi Devletleri yok olmuştur. 3. Hakimiyet devresinin ise son bulması için kalan süre 3 yıldır yani 2028.
Bedenin içinde çürümeye meyil varsa az bir mikrop ile bağışıklığı bertaraf edip bedeni çökertebilirsin, Yahudinin insanlığa nefreti aslında kendi soydaşlarınada farklı değil ki bunu Hamas ın elindeki rehinelere rağmen ağır bombardıman yapmasından biliyoruz.
Kendi ırkını dahi yok edebilmektedir siyonist devlet çıkarları için.
Tarihin içinde kendi aralarındaki kaos nedeniyle bertaraf olan Yahudiler aslında şimdiki evredede fitne iliklerine kadar var olarak öteden bu tarafa gelmişlerdir, bunu toplumsal olaylarında görebiliyoruz. Yahudi kendi haline bırakılsa belki kendini fesh edebilecektir içteki çürümüşlüğüyle
Yahudi kendi içinde(toplumun bağrında) bulamadığı huzuru başka toplumlarda vermek istemeyerek saldırganlığı Dünya ya yaymaktadır.
8 inci 10 yılın sonlarına denk gelen bu çığırtkanlığı da, Yahudiler yine tarihi akıbeti mi uğrayacaktır demekten bizi alıkoyamıyor.
Tarihi tekerrür edecek gibi görünüyor Yahudiler için, eğer bu uslanmaz şımarık çocuk yaklaşımlarını ötelemezlerse, bu filmin tarih sahnesine 3. Çıkışı ve bu son çıkışın önünde duruyoruz gibi görünüyor…
Davut Peygamberle birlikte kurulan ilk krallıkları 80 yıl boyunca huzur iklimi oluşturdu ve İsrailoğullarının Tarihteki belki de insanlık adına hayırlı oldukları ilk ve son anlarıydı…80. yılın bitimi 81. Yılin başlarında iç karışıklıklar la birlikte Yehuda ve Yisrael ayrı kralliķlara bölünerek parçalandı ve güçlerini kaybettiler…
II. Tapınak dönemindeki Haşmonay Krallığı idi.
Hasmonay Krallığı yahudilerin Tarihteki kurdukları 2.devletinde yıkılmasından sonra 1948 yılına gelinceye kadar başka devlet kuramadilar…
1948 de kurulan ve halen devam eden devletlerinin 8 inci 10 yılın bitimine 3 yıl kala merak ediyoruz, 2028 yılı, Yahudinin tarih sahnesine veda yılımı diye?
İbrahim erdem / haberideal.com.tr editörü
İnsan Allah’ ın Yarattığı Mükemmel bir makinadır. “Yazılımı” Tanrının elinden çıkan duyguları olan bir makina…Yazılımı dizayn eden tarafından en ince ayrıntısına deyin harmanlanmış mükemmel üstü bir oluşum.
Hayata alışmaya gelmedik ki Boşa geçirecek bir anımız olsun,
Deneme tahtası değil ki bir dahası na daha güzel yaşama umut olsun burayı heba edelim,
Rüyalarımız Hayatımızın anlamını derinleştiren bütünün 1. parçasıdır ki sonrasında ki her bir şey ondan sonra diye başlar…
Zihnimizde gördüğümüz o rüyanın resmi ne kadar net ise Hayata yansıması da o denli net olacaktır,
Yazılımı Tanrı nın elinden çıkan yaratılmışlar içinde ki bu nadide varoluşun simge canlısı İnsan rolünü benimsemeli,
Dokunabilmeli…hayallerimiz dokunabilmeli yaşamımızın tüm renklerine ve dahi renkleri canlandırmalı kare kare….
Hissedebilmeli yiz hayalle varlığın aynı karede cana can olacağını…
Kanatların varlık safına geçebilmesi içün hayalle nefes alıp, reel bir ayak sekmesinde ruh vermeliyiz gerçeğine kavuşması adına hayallerimize…
Nefes i ciğerden alanlarımız ile hayallerinin nefes olduğu bedenlerin kaderi aynı çizgiyi göstermez çoğu zaman,
unuttuğumuz nefes! yaşamı yaşarkerken oksitleştirir…
Osmanlıyı yükselten konjöktörun içerisinde soydaşlarımız tersine uçlarda varlık göstermesiydi,
Hayallerin Rüyalara denk gelmesiyle ruh tamamlanmış, yaşamak için bir umutla ilk adımı bekler ken ilk basamak arşınlanmaya başlamışsa artık yürüyüş ete bürünmüş demektir…
Yürüyün hayallerinizin peşinden, yürüyün gerçeginizin rüyasını yaşamaya, bir basamak la başlar hayaller sonra azimle kök salar yüreklere ve nefes olur canlara…
Koşun canlar cana can olmaya, de hadiiiii….